Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin dördüncüsü gerçekleştirdi.

Reklam Alanı
GİRİŞ: 29 Ocak 2026 - 14:41
Etkili iletişim, kişisel markanın temelini oluşturuyor!
Fotoğraf : BEYAZ
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin dördüncüsü gerçekleştirdi. “Etkili iletişim: Günlük yaşamda iletişimin gücü” başlığıyla çevrimiçi düzenlenen seminere yoğun katılım sağlandı.

İletişim bilinçli, stratejik ve tasarlanmış bir süreç

Seminerin konuşmacısı, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş oldu. Doç. Dr. Akbaş, konuşmasında etkili iletişimin yalnızca konuşmakla sınırlı olmadığını vurgulayarak, iletişimin bilinçli, stratejik ve tasarlanmış bir süreç olduğuna dikkat çekti.

Doç. Dr. Akbaş, iletişimi yalnızca mesaj aktarımı olarak görmenin yetersiz olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“İletişim kuruyoruz, konuşuyoruz, kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Ancak iletişim kurmakla etkili iletişim kurmak aynı şey değil. Etkili iletişim kurabilmek için ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimiz, ne zaman söylediğimiz ve hangi kelimeleri seçtiğimiz de son derece önemlidir. Aslında iletişimi tasarlıyor olmamız gerekir.” 

Sağlıklı iletişimin temelinde “iyi bir dinleyici olma” becerisi var

Doç. Dr. Özge Uğurlu Akbaş, etkili ve sağlıklı iletişimin temelinde “iyi bir dinleyici olma” becerisinin yer aldığını ifade ederek, günlük hayatta sıklıkla yapılan dinleme hatalarının iletişimi zayıflattığını ve bu hataların fark edilmesi gerektiğini dile getirdi.

İyi bir dinleyici olup olmadığımızı sorgulamamız gerektiğini de kaydeden Doç. Dr. Akbaş, dinleme sürecindeki en yaygın hataları şu sözlerle dile getirdi:

“Konuşmayı bölüyor muyuz? Eğer sık sık bölüyorsak ve bu bir alışkanlığa dönüştüyse, buna mutlaka bakmak gerekiyor. Elbette bazı özel durumlarda müdahale edilmesi gerekebilir; ancak bu davranış rutin hale geldiyse, etkili bir dinleme pratiğinden söz edemeyiz. Bunun yanında konuşma esnasında başka şeylere bakmak da günümüzün en yaygın sorunlarından biri. Dijital çağda çoğumuzun elinde bir telefon ya da dikkatini dağıtan bir ekran var. Konuşma sırasında telefona bakmak, başka biriyle mesajlaşmak ya da zihinsel olarak orada olmamak, iyi bir dinleyici olmadığımızın açık göstergeleridir.”

Kelimelerin gücüne de değinen Doç. Dr. Akbaş, kullanılan dilin yalnızca anlam değil, aynı zamanda duygu ürettiğini belirtti. Olumsuz dilin karşı tarafta direnç oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Akbaş, yapıcı ve kapsayıcı bir dilin önemine işaret etti ve “Olumsuzluk içeren ifadeler çoğu zaman karşı tarafta direnç yaratır. ‘Lütfen konuşmayın’ demek yerine ‘Lütfen sessiz olalım’ demek, iletişimde iş birliğini ve uzlaşmayı güçlendirir. Çünkü kelimeler yalnızca anlam taşımaz, aynı zamanda duygu üretir.” diye konuştu.

Yüz yüze iletişimin, tüm dijital imkânlara rağmen hâlâ en etkili iletişim biçimi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, iletişimde zamanlamanın da kritik bir rol oynadığını ifade etti. Doğru sözün yanlış zamanda söylendiğinde etkisini yitirebileceğini belirten Doç. Dr. Akbaş, etkili iletişimin “ne, nasıl ve ne zaman” sorularının birlikte düşünülmesiyle mümkün olduğunu söyledi.

Geri bildirim, etkili iletişimin olmazsa olmazı

Dinleme sürecinde beden dilinin ve geri bildirimin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, konuşmacının aldığı geri bildirimlerle iletişimin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini anlayabildiğini vurguladı ve “Konuşmacı, anlattığı duygu ve düşüncenin karşı tarafa geçip geçmediğini, dinleyiciden aldığı geri bildirimlerle anlar. Bu bir onay mekanizmasıdır. Dinlerken beden dilimizle ‘Evet, anlıyorum’, ‘Bunu mu demek istedin?’ gibi yansıtıcı geri bildirimler verdiğimizde, konuşmacı da mesajının doğru şekilde iletildiğini hisseder. Geri bildirim, etkili iletişimin olmazsa olmazıdır.” diye konuştu.

Sadece işimize gelenleri duymanın da dinleme sürecindeki temel sorunlardan biri olduğuna işaret eden Doç. Dr. Akbaş, “Sadece duymak istediklerimizi duyup, geri kalanını görmezden gelmek de çok sık yapılan bir hatadır. Gündelik dilde buna ‘işimize geleni duymak’ diyebiliriz. Bu tutum, iyi bir dinleyici olmadığımızın önemli göstergelerinden biridir. Dinlemek yerine konuşmaya hazırlanmak, kendi savunmamızı düşünmek ya da zihinsel olarak başka bir yerde olmak da sağlıklı bir iletişim profili sunmaz.” şeklinde konuştu.

Sağlıklı iletişimin temel bileşenlerine de değinen Doç. Dr. Akbaş, açık ve çözüm odaklı bir iletişim anlayışının önemini vurguladı. Kapalı iletişimin, iletişim sürecini baştan tıkadığını belirten Doç. Dr. Akbaş, “Sağlıklı iletişimden söz edebilmek için öncelikle açık iletişim gerekir. Beden dilimizle, tavrımızla iletişime kapalı olduğumuzu gösteriyorsak, sağlıklı bir iletişim beklemek anlamsız hale gelir. Bunun yanında çözüm odaklı olmak, hoşgörülü ve ön yargısız bir yaklaşım sergilemek, esnek davranabilmek de sağlıklı iletişimin temel unsurlarıdır.” ifadesinde bulundu.

Açık bir biçimde sınır koyabilmek de etkili iletişimin önemli bir parçası

Etkili iletişimin her zaman uzlaşma ya da memnuniyet üretmek anlamına gelmediğini de dile getiren Doç. Dr. Akbaş, “Etkili iletişim her zaman karşı tarafı memnun etmek değildir. Gerektiğinde net, saygılı ve açık bir biçimde sınır koyabilmek de etkili iletişimin önemli bir parçasıdır.” ifadesinde bulundu.

Konuşmasında beden dili, ses tonu ve sözcük seçiminin izlenim ve imaj yönetimi üzerindeki etkilerine de değinen Doç. Dr. Akbaş, iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını, önemli olanın karşı tarafta yaratılan etki olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Akbaş, konuşmayı bölmek, yargılamak, dijital ekranlara yönelmek gibi davranışların etkili dinlemenin önündeki en büyük engeller arasında yer aldığını belirterek, “İyi bir dinleyici olmak; bölmeden, yargılamadan, beden diliyle de dinlediğini gösterebilmekten geçer. Aktif dinleme, sağlıklı ve etkili iletişimin temelidir.” dedi.

Varsayımlara dayalı iletişim ciddi sorunlara yol açıyor

Sağlıksız iletişimin ise savunmacı, suçlayıcı ve tek taraflı bir dil üzerinden şekillendiğini belirten Doç. Dr. Akbaş, özellikle varsayımlara dayalı iletişimin ciddi sorunlara yol açtığını vurguladı. 

Doç. Dr. Akbaş, “Varsayımda bulunmak, sağlıksız iletişimin en yaygın nedenlerinden biridir. ‘Beni zaten anladı’ demek ya da dijital ortamda gelen sessizliği ilgisizlik olarak yorumlamak çoğu zaman yanlış çıkarımlara yol açar. Oysa karşı tarafın görmemiş, müsait olmamış ya da teknik bir sorun yaşamış olması mümkündür. Varsayımlar, iletişimi zedeleyen en büyük tuzaklardandır.” dedi.

Ön yargının da sağlıksız iletişimi besleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, “Ön yargı, yeterli bilgi edinilmeden, çoğu zaman hayali kanıtlara dayanarak oluşturulan bir yargıdır. İnsanlarla ilk karşılaştığımız anlarda, ilk saniyelerden itibaren bir izlenim oluşur. Bu nedenle ilk izlenimi doğru yönetmek, ön yargıları kırmanın en etkili yollarından biridir.” şeklinde konuştu.

Beden dili iletişimin en güçlü unsurlarından biri

Beden dilinin, izlenim ve imaj yönetiminde belirleyici bir unsur olduğunu belirten Doç. Dr. Akbaş, sözlü ve sözsüz iletişimin uyum içinde olması gerektiğini söyledi ve “Beden dili, duruşumuzdan mimiklerimize, jestlerimizden göz temasına kadar iletişimin en güçlü unsurlarından biridir. Söylediklerimizle beden dilimiz uyumlu değilse, karşı tarafta tutarsızlık algısı oluşur. Bu nedenle beden dilimizi bilinçli ve farkında olarak kullanmamız, etkili iletişim açısından büyük önem taşır.” ifadesinde bulundu.

Konuşma hızı, ses tonu, vurgu ve artikülasyonun da iletişimin etkisini doğrudan etkilediğini ifade eden Doç. Dr. Akbaş, iletişimin bir denge işi olduğunu ve bu unsurların aynı zamanda ikna süreçlerinde de kritik rol oynadığını belirtti.

Kişisel marka güven üzerine inşa edilir

Doç. Dr. Akbaş, etkili iletişimin yalnızca anlık ilişkileri değil, bireyin uzun vadede dış dünyadaki algısını ve kişisel markasını da şekillendirdiğini vurguladı. 

Kişisel markanın yalnızca dış görünüşten ya da popülerlikten ibaret olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, kişisel markanın bireyin kimliği, değerleri, davranışları ve iletişim biçiminin bir bütünü olduğunu söyledi. Doç. Dr. Akbaş, “Kişisel marka, tıpkı bir yapboz gibi; parçalar tek tek anlam taşır ama asıl anlam, o parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkar” dedi.

Kişisel markanın, bireyin dış dünyaya verdiği tüm mesajlardan oluştuğunu belirten Doç. Dr. Akbaş, güven kavramının bu sürecin merkezinde yer aldığını ifade etti. Doç. Dr. Akbaş, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Nasıl ki tüketici olarak bazı markalara gözümüz kapalı gider, güvenir ve sadık oluruz; kişisel marka da aynı şekilde güven üzerine inşa edilir. Söylediklerimiz, ilettiğimiz mesajlar, iletişim tasarımımız ve davranışlarımız bizim kişisel markamızın bir parçasıdır. Ancak bu parçaların doğru yönetilmesi gerekir. Çünkü kişisel marka, tek bir unsurdan değil; kimlikten, algıdan, eylemden ve tutarlılıktan oluşan bir bütündür.”

Söylem–eylem uyumu yoksa kişisel marka da zayıflar

Kişisel markanın en kritik unsurlarından birinin “söylem–eylem uyumu” olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akbaş, “Bir kişi ‘Ben güvenilir bir insanım’ diyorsa, bunun arkasını eylemleriyle doldurmak zorundadır. Söylediklerimizle yaptıklarımız örtüşmüyorsa, kişisel markamızı parlatmamız mümkün değildir. İmaj, davranış ve iletişim biçimi arasında bir uyum yoksa, karşı tarafta soru işaretleri oluşur.” dedi.

Özgünlük ve ‘imza’ vurgusu

“Nev-i şahsına münhasır olmak” ifadesini kullanan ve başkalarına benzemeye çalışmanın kişisel markayı zayıflattığını dile getiren Doç. Dr. Akbaş, “Herkes gibi olmak, kişisel marka yaratmaz. Güçlü kişisel markaların mutlaka bir imzası vardır. Bu bazen bir üslup, bazen bir aksesuar, bazen bir duruş ya da konuşma biçimi olabilir. Kişiyi diğerlerinden ayıran o küçük ama tutarlı detaylar, kişisel markanın temelini oluşturur.” şeklinde konuştu.

Kişisel SWOT analizi önerisi

Kişisel marka oluşturma sürecinde bireyin kendisini objektif biçimde değerlendirmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Akbaş, bu noktada kişisel SWOT analizinin önemine dikkat çekti. Güçlü ve zayıf yönlerin fark edilmesinin gelişim için temel bir adım olduğunu söyleyen Doç. Dr. Akbaş, “Kendimize ayna tutmamız gerekiyor. Güçlü yanlarımızı görmek kolay ama zayıf yanlarımızı kabul etmek zor. Oysa zayıf yanlarımızı fark ettiğimizde, onları güçlü yanlara dönüştürme fırsatı da yakalarız. Kişisel marka, kendini tanımakla başlar.” ifadesinde bulundu.

Dijital dünyada kişisel marka riski daha yüksek

Dijital mecraların kişisel markanın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Akbaş, sosyal medyada paylaşılan her içeriğin, kullanılan her dilin ve kurulan her etkileşimin kişisel markayı doğrudan etkilediğini söyledi ve “Dijital ortamda yaptığımız her şey, fiziksel hayattaki kişisel markamızı etkiliyor. Aynı şekilde fiziksel hayattaki duruşumuz da dijital kimliğimize yansıyor. Dijital ortam, yanlış anlaşılma riski yüksek olduğu için kişisel markayı yönetmek burada çok daha zor ve daha dikkat gerektiriyor.” diye sözlerini tamamladı

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

Bu haber toplamda 58 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 32 73 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 32 71 70
3 Trabzonspor Trabzonspor 32 59 66
4 Beşiktaş Beşiktaş 32 56 59
5 Göztepe Göztepe 32 40 52
6 Başakşehir Başakşehir 32 53 51
7 Samsunspor Samsunspor 32 43 48
8 Rizespor Rizespor 32 44 40
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 31 30 28
16 Eyüpspor Eyüpspor 31 25 28
17 Kayserispor Kayserispor 31 23 26
18 Karagümrük Karagümrük 31 27 21
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 35 67 76
2 M.City M.City 33 66 70
3 M. United M. United 34 60 61
4 Liverpool Liverpool 34 57 58
5 Aston Villa Aston Villa 34 47 58
6 Bournemouth Bournemouth 35 54 52
7 Brentford Brentford 35 52 51
8 Brighton Brighton 35 49 50
Tamamını Göster
17 West Ham United West Ham United 35 42 36
18 Tottenham Tottenham 34 43 34
19 Burnley Burnley 35 35 20
20 Wolves Wolves 35 25 18
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 32 116 83
2 B. Dortmund B. Dortmund 31 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 32 63 62
4 Leverkusen Leverkusen 32 66 58
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 32 66 58
6 Hoffenheim Hoffenheim 32 64 58
7 E. Frankfurt E. Frankfurt 32 57 43
8 Freiburg Freiburg 31 44 43
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 32 37 32
16 St. Pauli St. Pauli 32 26 26
17 Wolfsburg Wolfsburg 31 41 25
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 32 38 23
O AV P
1 Barcelona Barcelona 34 89 88
2 Real Madrid Real Madrid 33 68 74
3 Villarreal Villarreal 34 64 68
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 34 58 63
5 Real Betis Real Betis 33 49 50
6 Celta Vigo Celta Vigo 34 48 47
7 Getafe Getafe 33 28 44
8 Athletic Bilbao Athletic Bilbao 34 40 44
Tamamını Göster
17 Alaves Alaves 34 40 36
18 Sevilla Sevilla 33 40 34
19 Levante Levante 34 38 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 33 26 28
O AV P
1 Inter Inter 34 80 79
2 SSC Napoli SSC Napoli 35 52 70
3 AC Milan AC Milan 35 48 67
4 Juventus Juventus 34 57 64
5 Como Como 35 59 62
6 Roma Roma 34 48 61
7 Atalanta Atalanta 35 47 55
8 Bologna Bologna 35 42 49
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 35 24 32
18 Cremonese Cremonese 34 26 28
19 Verona Verona 34 23 19
20 Pisa Pisa 35 25 18
O AV P
1 PSG PSG 31 70 70
2 Lens Lens 31 61 64
3 Lille Lille 32 51 58
4 Lyon Lyon 31 48 57
5 Rennes Rennes 31 54 56
6 AS Monaco AS Monaco 32 56 54
7 Marsilya Marsilya 32 59 53
8 Strasbourg Strasbourg 30 49 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 32 36 31
16 Auxerre Auxerre 31 27 25
17 Nantes Nantes 32 29 23
18 Metz Metz 32 32 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 32 92 78
2 Feyenoord Feyenoord 32 65 58
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 32 74 56
4 Ajax Ajax 32 61 55
5 FC Twente FC Twente 31 52 54
6 SC Heerenveen SC Heerenveen 32 57 50
7 Alkmaar Alkmaar 31 52 49
8 FC Utrecht FC Utrecht 32 51 47
Tamamını Göster
15 Telstar Telstar 32 44 31
16 FC Volendam FC Volendam 32 33 31
17 NAC Breda NAC Breda 32 30 25
18 Heracles Heracles 32 34 19
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma