Adıyaman’da Filistin için dayanışma çağrısı: ‘Sumud ve Gazze yalnız değildir’ - Videolu Haber
ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - Adıyaman Filistin Dayanışma Platformu tarafından Kent Meydanı'nda yatsı namazı çıkışı düzenlenen basın açıklamasında, Gazze'de yaşanan insanlık dramı ve Sumud Filosu'na yönelik müdah...
Adıyaman'da Kent Meydanı'nda yatsı namazı çıkışında bir araya gelen Adıyaman Filistin Dayanışma Platformu üyeleri, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını ve uluslararası sularda Sumud Filosu'na yapılan müdahaleyi protesto etti.

"Sumud ve Gazze Yalnız Değildir"
Basın açıklamasında konuşan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir, Gazze'de uzun süredir devam eden saldırılara dikkat çekerek, Sumud Filosu'nun insani yardım amacıyla yola çıktığını belirtti. Başkan Demir, "Gazze'de yıllardır süren İsrail ablukasını, insanlık dışı saldırıları, açlığı, soykırımı ve sistematik zulmü durdurmak için yola çıkan Sumud Filosu, haydut İsrail rejiminin korsan baskınına uğramıştır. Uluslararası sularda yapılan bu müdahale ile gemilere el konulmuştur."
Başkan Demir, Sumud Filosu'nun yalnızca yardım taşıyan gemilerden ibaret olmadığını vurgulayarak, "Bu filo, 39 farklı ülkeden, farklı dinlere mensup, farklı dilleri konuşan yaklaşık 500 vicdan sahibi aktivistin zulme karşı duruşudur" dedi.

"Uluslararası Hukuk Açıkça İhlal Ediliyor"
İsrail'in müdahalelerini eleştiren Başkan Demir, geçmişte yaşanan saldırılara da atıfta bulunarak, "2010 yılında Mavi Marmara gemisine yapılan ve 10 aktivistin hayatını kaybettiği saldırıyı unutmadık. Önceki Sumud ve Özgürlük Filosu girişimlerine yönelik müdahaleleri de unutmadık. Bu saldırılar uluslararası hukukun açık ihlalidir" dedi.
"Gazze'de İnsanlık Dramı Yaşanıyor"
Gazze'deki insani tabloya dikkat çeken Başkan Demir, çocukların, kadınların ve sivillerin büyük bir kriz içinde olduğunu ifade ederek, "Gazze'de bebekler, kadınlar, hastaneler, okullar ve camiler hedef alınmaktadır. Yüz binlerce insan açlıkla karşı karşıya bırakılmıştır" dedi.
Başkan Demir, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
"Gazze'de yıllardır süren İsrail ablukasını, insanlık dışı saldırıları, açlığı, soykırımı ve sistematik zulmü durdurmak; oradaki mazlumlara umut olabilmek için yola çıkan Sumud Filosu, haydut İsrail rejiminin korsan baskınına uğradı. Uluslararası sularda yapılan baskınlarla filoya bağlı teknelere aparheid rejimince el konuldu. Bu filo, sadece insani yardım taşıyan gemilerden ibaret değildir. Bu filo; 39 farklı ülkeden, farklı dinlere mensup, farklı dilleri konuşan 500'e yakın vicdan sahibi aktivistin İsrail ve destekçilerinin zulmüne karşı duruşudur.
Yapılan korsan müdahale, İsrail'in insani yardım girişimlerine yönelik ilk müdahalesi değildir. 2010 yılında uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine yapılan ve 10 aktivistin şehit edilmesiyle sonuçlanan saldırıyı unutmadık! Önceki Sumud ve Özgürlük Filosu girişimlerine yönelik uluslararası sulardaki müdahaleler ile Vicdan ve Madleen gemilerine yapılan saldırıları unutmadık! Bu saldırılar, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukuku ihlal etmekte, açıkça korsanlık ve terör niteliği taşımaktadır.
İsrail'in barbarlığı sadece Akdeniz'le sınırlı değildir. Gazze'de bebekleri, kadınları, sivil yerleşim yerlerini, hastaneleri, okulları ve camileri bombalayan; Orta Doğu'yu kan gölüne çeviren bu insanlık dışı siyonist saldırganlığın sınırı yok. UNICEF'in Şubat 2026 tarihli verilerine göre, İsrail'in saldırılarında en az 21 bin 289 Gazzeli çocuk hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nin Nisan 2026'da yayınladığı raporuna göre, 38 binden fazla kadın ve kız çocuğu hayatını kaybetti. Ekim 2025 verilerine göre 38 hastane bombalarla yıkılmıştır. Toplamda 153 hastane ve sağlık merkezi zarar görmüş veya hizmet dışı kalmıştır. Ekim 2025 itibarıyla 835 camii tamamen, 180 camii ise kısmen yıkılmıştır. Okul binalarının yaklaşık yüzde 90'ı hasar görmüş veya yıkılmıştır. Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansı'na (UNRWA) ait 312 tesis saldırıya uğramıştır. Sayıları dahi tespit edilemeyen yüzlerce Gazzeli kardeşimiz açlık ya da donma sebebiyle hayatını kaybetti, yüz binlerce insan açlıkla karşı karşıya... Uluslararası raporlara göre, Gazze halkının yüzde 77'si şiddetli akut gıda güvensizliği yaşamaktadır. Hasta ve yaralıların tedavi olmasını engelleyen İsrail, ilaç girişlerine de izin vermiyor.
En temel insani yardımların bile Gazze'ye girişini engelleyerek milyonlarca insanı açlığa mahkum eden İsrail, şimdi de o açlığın son bulmasını ve zulümlerin son bulmasını isteyen uluslararası dayanışmayı kelepçelemeye çalışmaktadır.
Buradan işgalcilere sesleniyoruz: Aktivistleri gözaltına alarak, gemilere el koyarak Gazze'deki zulmü dünyadan gizleyemezsiniz! Sanıyorlar ki gemilere el koyunca umut tükenecek. Ama yanılıyorlar, Sumud Filosu'na yapılan her engelleme, Akdeniz'e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız; engellenen her geminin yerine yenilerini inşa edeceğiz!
Türkiye'nin meydanlarından haykırıyoruz:
-Uluslararası sularda korsanca gözaltına alınan 39 ülkeden aktivistler bir an önce serbest bırakılmalıdır!
-Gazze'deki insanlık dışı abluka ve ambargo derhal kaldırılmalı, insani yardım girişlerine yönelik İsrail engellemeleri son bulmalıdır!
-İsrail'in Akdeniz'de işlediği bu deniz haydutluğu suçuna karşı uluslararası ceza mekanizmaları gecikmeden harekete geçirilmelidir!
İsrail'in uluslararası sularda işlediği bu korsanlık suçunun, Lahey'de devam eden soykırım ve savaş suçları davalarına ek bir dosya olarak girmesi için üye devletleri göreve çağırıyoruz.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) başta olmak üzere, deniz seyir güvenliğinden sorumlu tüm küresel kurumları, İsrail'e karşı net tavır almaya ve yaptırım uygulamaları gerektiğini hatırlatıyoruz.
Ne Sumud Filosu ne de Gazze halkı yalnız değildir. Gemileri engelleseniz de, gözaltılarla korkutmaya çalışsanız da vicdan sahipleri Gazze'nin haklı davasından vazgeçmeyecek. Akdeniz, er ya da geç özgürlüğün denizi olacaktır!
Gazze'de yaşanan insanlık dramı, açlık, sağlık krizi ve soykırım tüm dünyanın gözü önünde devam ederken, uluslararası kurumların ve dünya devletlerinin bu barbarlığa karşı sorumluluklarını yerine getirmemesi, işgalci İsrail rejiminin pervasızlığını artırmaktadır. Bu sessizlik, Gazze'deki zulmün devam etmesine ve insani yardım koridorlarına yönelik engellemelere kapı aralamaktadır.
İsrail'in hem Gazze'de hem de Gazze'ye insani yardım ulaştırmak isteyenlere uyguladığı bu barbarlığa karşı meydanlardayız. Uluslararası kuruluşlar ve dünya devletleri acizliğe son vermeli, uluslararası sularda vatandaşlarının kaçırılmasına karşı derhal somut adımlar atmalıdır!
Bizler Adıyaman Filistin Dayanışma Platformu olarak, ne Gazze'deki kardeşlerimizi yalnız bırakacağız ne de onlara umut taşırken İsrail'in barbarlığıyla yüzleşen Sumud aktivistlerini! İsrail'in barbarlığına karşı, insanlığın mücadelesi galip gelecektir! Zalimler, er ya da geç hesap verecek!
Kahrolsun emperyalizm ve siyonizm! Yaşasın Nehirden Denize Özgür Filistin!"
Kaynak : PERRE
Haber Kaynağı : PERRE
Bu haber toplamda 8 kez okunmuştur.Yorum Ekle
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir































































































