Özel’den İktidara ‘Etik Yasası’ tepkisi: ‘İktidarın suskunluğu dikkat çekici’
ANKARA (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, siyasi etik yasası konusunda iktidarın sessizliğini eleştirerek ara seçim çağrısını yineledi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ümit Özdağ'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, siyasi etik yasası, ara seçim tartışmaları ve dış politika başlıklarında değerlendirmelerde bulundu. Özel, tüm siyasi partilerin destek verdiğini belirttiği Siyasi Etik Yasası konusunda iktidarın tutumunu eleştirerek, "Tüm siyasi liderler destek verirken AK Parti'nin bu konuda sessiz kalması dikkat çekicidir" dedi.
"Bu Millet Huzur Bulana Kadar Durmayacağız, Durmadan Çalışacağız"
Siyasetin şeffaflaşması gerektiğini vurgulayan Özel, mal varlıklarının açıklanmasının önemine işaret ederek, "Sayın Genel Başkan'ı biz pek çok kez Silivri Cezaevi'nde ziyaret etmek durumunda kaldık. Hiç İstanbul ile ilgisi olmayan, başka şehirlerde olduğu iddia edilen, sonra da zaten öyle bir suçun asla olmadığı açıkça ortada olan bir durumda sadece Sayın Ümit Özdağ'ı susturabilmek, onun siyasetteki etkinliğini ortadan kaldırabilmek, Zafer Partisi'ni durdurmak ve yıldırmak için kendisini şu anda Adalet Bakanı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Antalya'da, Kayseri'de, Ankara'da olan ve kendince suç olduğunu iddia ettiği şeylerden dolayı alıp özgürlüğünden etmişti. Şimdi burada Zafer Partisi'nin çok kıymetli kadrolarıyla birlikte Sayın Genel Başkan'la özgürlükte siyaseti konuşabilmenin önemini vurguluyorum. İçinde bulunduğumuz bu dönemde Erdoğan'ın siyasi rakiplerini siyasi amaçlarla nasıl cezalandırdığının da altını çizmek istiyorum. İşte tam bu sebepten dolayıdır ki Ekrem İmamoğlu; Erdoğan'ı ve onun gösterdiği adayları bugüne kadar üç kez üst üste mağlup etmiş ve Erdoğan'a hiç yenilmemiş Ekrem İmamoğlu, şu an cezaevindedir. 20 belediye başkanımız ve çok sayıda siyaset arkadaşımız ve bürokratımızla birlikte cezaevindedir. Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı son seçimlerin, yerel seçimlerin toplumun yüzde 65'ine belediyecilik hizmeti yapmak üzere görevlendirilmiş, son yerel seçimlerde 47 yıl sonra birinci parti olmuş, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni girdiği bir seçimde mağlup etmiş Cumhuriyet Halk Partisi'ne de çoklu saldırılar işte bu yüzdendir. O yüzden de bizim pazarımız, tatilimiz yoktur. Biz sandık gelene kadar ve bu millet huzur bulana kadar durmayacağız, durmadan çalışacağız" dedi.
Özel, uzun süredir üzerinde uzlaşı sağlandığını belirttiği Siyasi Etik Yasası'na ilişkin kararlı duruşlarını yinelediklerini ifade ederek, "Bir diğer konu, zaten üzerinde yıllardır mutabık olduğumuz Siyasi Etik Yasası. Bunu belediye başkanları, belediye meclis üyelerini de tüm genel başkanları, tüm milletvekilleri, bakanları ve Cumhurbaşkanı'nı da kapsayacak şekilde mal varlıklarının açıklanması, mal varlıklarının nasıl edinildiğinin izah edilmesi, siyasetin finansmanının şeffaflaştırılması noktasındaki kararlı duruşumuzu bir kez daha ifade ettik. Ben şunu ifade etmeliyim. Gittiğimiz tüm siyasi partilerde muhalefet partileri bu konuyu destekliyorlar ve fazlasını söylüyorlar. 'Geliştirelim, hep birlikte yapalım' diyorlar. Ben bundan imtina eden kimseyi görmedim siyasette bugün olduğu gibi ama Recep Tayyip Erdoğan hariç. Biz her gittiğimiz siyasi partide, çıkışta bunu söylerken AK Parti'nin sözcüleri, AK Parti'nin grup başkanvekilleri, AK Parti'nin Genel Başkan Yardımcıları ve bizatihi Erdoğan sanki bu kadar söz Ankara'da böyle uzaya söyleniyormuş gibi, kendileri hiç yokmuş gibi davranıp bu Siyasi Etik Yasası konusunda hiçbir şey demiyorlar. Yani 'Siyasi Etik Yasası'na biz de sıcak bakıyoruz. Siyasilerin mal varlıkları araştırılsın. Nasıl edinildiği izah edilsin' diyoruz. Bunu Ekrem İmamoğlu destekliyor. Kendisi içeride tutuklu ve suçlama 'Efendim yolsuzluk oldu da kamunun parası zimmete geçirildi de filan...' Bir kör kuruşunu ispat edemeyenler... Biz diyoruz ki 'Ekrem İmamoğlu siyasette zenginleşmemiştir, hatta yoksullaşmıştır siyasete girdiği günden beri. Açıklansın, Özgür Özel'inki açıklansın.' Ümit Özdağ fazlasını söylüyor, tüm siyasi liderler fazlasını söylüyor. Erdoğan duymazdan geliyor. Niye acaba? AK Parti'nin bütün sözcülerine sataşıyorum; 'Genel Başkanınız Siyasi Etik Yasası konusunda sessiz. Çünkü bu konuda herhalde izah edemeyeceğiniz bir şeyler var.' Erdoğan 'Bu yasa çıkarsa ilçe ve il başkanı bulamayız' diyordu. Demek ki bulmuş onları. 'Bu yasayı çıkarmayacağız' garantisiyle bulmuş. Demek ki il başkanlarının da bu Siyasi Etik Yasası çıkarsa görev yapamayacak durumda olduğunu söylüyor. Bu konuda AK Parti kanadından kimsenin hiçbir şey söylemiyor olması, normalde her konuya bir cevap yetiştiren bazı isimlerin bile bu konuya sessiz kalması çok manidar" ifadelerini kullandı.
"Cumhuriyet Halk Partisi, Sandığı Kendisi İçin İstemiyor, Millet İçin İstiyor"
Ara seçim tartışmalarına değinen Özel, anayasal çerçevede seçimin yapılması gerektiğini belirterek, "Arkadaşlar ara seçim kararı alındığı noktada zaten illerde milletvekili seçimi yapılacak. O süreçte karar alındığında tüm siyasi partiler hem kendi pozisyonlarını, hem siyasi etiğin gerektirdiği bazı gereklilikleri aralarında konuşurlar. Çok küçük bir örnek vereyim sadece. Sadece Kocaeli milletvekili Hasan Bitmez, Allah gani gani rahmet eylesin bu İsrail'i kınarken ve bu İsrail'le ticaretin durdurulmasını savunurken oracıkta can verdi. Mesela biz Kocaeli'nde Hasan Bitmez'den boşalan yere adayın partisi tarafından gösterilmesi gerektiğini düşünürüz. O yönde de oy kullanırız. Veya Hatay'da eğer ara seçim yapılması kalkılırsa, orası boş kabul edilir. Bizce yapılmamalıdır. Can Atalay gelmelidir. Yok Can Atalay gelmiyorsa orada Can Atalay'ın adaylaşmasını doğru buluruz. Bunun gibi siyasetin gerekliliklerini ortaya koyacak ve muhalefeti bir ve bütün olarak bu iktidar karşısında tutabilecek her şey siyasi nezaket ve siyasetin gerçekleri dengesi de tutularak hayata geçirilebilir. Ama önemli olan sandığı Cumhuriyet Halk Partisi kendisi için istemiyor, millet için istiyor" dedi.
"İktidara, Milletin Anketlerde Görünenin Çok Ötesinde Bir Tepkisi Var"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimden kaçındığını öne süren Özel, bunun siyasi sonuçları olacağını dile getirerek, "Milletin 'Sen oyunu bir sefer ver, beş yılda birini seç, sonra kenara geç' olmadığını, millet bu kadar yoksulluk varken, bu kadar haksızlık, hukuksuzluk varken, bu kadar işsizlik, gençlerde bu kadar umutsuzluk varken milletin sesini duyurabilmesi, milletin sözü söylemesi, 'Sen bizden oy alırken bunları söylemedin, böyle davranacağını söylemedin', tüm yönleriyle bu çok uzatılabilir. Örneğin 'Enflasyon tek haneye düşmedikçe asgari ücrete yılda üç kez ayarlama yapmayı düşünüyoruz' diyen Erdoğan. Ya da 'Mülakatları kaldırıyoruz, muhalefete öneriyordu biz de bundan sonra mülakat yapmayacağız' diyen Erdoğan. Her konuda söylediği sözlerin hiçbirini tutmayan bir iktidara, milletin anketlerde görünenin çok ötesinde bir tepkisi var. Şu an anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin birinci parti olduğunu görüyoruz. Ama ben inanıyorum ki sandık kurulduğunda toplumdaki tepki Erdoğan'a artık Türkiye'de iktidarı sürdüremeyecek bir sonuçla karşı karşıya bırakacak. O da bununla yüzleşmemek için, hiç değilse iki yıl daha buradan kaçıp, bu iki yıl boyunca 'Bir yolunu bulur muyum?" ifadelerine yer verdi.
"İsrail'den Taraf Olacak Hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi Bulamazlar"
İsrail Başbakanı Netanyahu ve Bakan Katz'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına ilişkin sert ifadeler kullanan Özel, Türkiye'nin bu konuda ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini söyleyerek, "Tam bir hadsizlik. Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye'deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı görevini sürdüren birisi hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada Cumhuriyet Halk Partisi'nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa, o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP'lilerden de Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm üyelerinden de içerdeki siyasi rekabet bir yana, İsrail'e ve el kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail'in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta masumların tarafında durmaktadır. İsrail'den taraf olacak hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi bulamazlar" dedi.
Kaynak : PERRE
Haber Kaynağı : PERRE
Bu haber toplamda 10 kez okunmuştur.Yorum Ekle
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir































































































