Sokak çocukları sorununda çözüm bireysel değil, kamusal!
12 Nisan Uluslararası Sokak Çocukları Günü kapsamında değerlendirmede bulunan Prof.
12 Nisan Uluslararası Sokak Çocukları Günü kapsamında değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Abdullah Karatay, sokakta yaşayan çocuklara ilişkin verilerin gerçeği tam yansıtmadığını, sorunun temelinde yoksulluk ve yapısal eşitsizliklerin bulunduğunu vurguladı.
Karatay, sokak çocuklarının çoğu zaman “görünmeyen grup” olarak kaldığını ifade ederek, “Bir ‘sosyal sorun olarak’ sokak çocukları sorununun ne nedeni ne de çözümü bizim sokakta onlara yardım etmemiz değildir. Kapsamlı kamusal politikalar çözüm için belirleyicidir.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Karatay, 12 Nisan Uluslararası Sokak Çocukları Günü kapsamında sokakta yaşayan çocuklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sokakta yaşayan çocuklara ilişkin veriler gerçeği tam olarak yansıtmıyor
Prof. Dr. Abdullah Karatay, sokakta yaşayan çocuklara ilişkin verilerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, “Çünkü sokaktaki çocuklarla özel olarak ilgilenen ne uluslararası ne de ulusal düzeyde bir örgütlenme yok. Sayılar daha çok projeler bazlı ve belli bölgelerden alındığı için genelleştirilmesi doğru değil. Dönemsel olarak bu çocuklara karşı gelişen ilgiye paralel olarak kamuoyunda algı ve istatistikler de değişmektedir. Ama bilinen ve değişmeyen bir gerçek var ki erken sanayileşme döneminde beri bu olgu her zaman var olmuştur. Ancak toplumların ekonomik düzeyinin iyileşmesine bağlı olarak özellikle refah toplumlarında çok az görülürken; yoksul dünyada çok daha fazla karşımıza çıkmaktadır.” dedi.
Bu çocuklar görünmeyen bir grup
Sokakta yaşayan çocukların “görünmeyen grup” olarak tanımlanmasının nedenlerine de değinen Prof. Dr. Karatay, “Toplumun çok önemsediği, değer sıralamasında önde olan bir grup değil bu çocuklar. Daha çok ‘ötekimiz’ ve korku nesnelerimizdir. Bir de sorunun toplumsal boyutundan çok, çocukların bireysel özellikleri, sokaktaki görünürlüğü daha fazla ilgi çekiyor. ‘Görünmeyen grup’ olarak tanımlanan sokaktaki çocukların sokakta olma nedenleri, sorunun gerisindeki iten nedenler, içinde bulundukları aile hikayeleri, yoksulluk döngüsü ‘görünmüyor’ esas olarak. Biz sıradan insanlar olgunun gerisindeki bu yapısal mekanizmayı görmüyoruz. Sadece kirli ve tehlikeli imgeler olarak bazı çocukları görüyoruz ve çoğu kez dışlıyoruz, anlamak yerine suçluyoruz.” diye konuştu.
Yoksulluk temel belirleyici
İnsanların doğal yapılarından (yani annelerinden, kardeşlerinden, babalarından) kopmalarının alacakları en zor karar olduğuna işaret eden Prof. Dr. Karatay, şöyle devam etti:
“Dolayısıyla çocukların anne, baba ve kardeşlerinden koparak bağımsız olarak sokakta yaşaması basit olarak tek nedene bağlı olarak anlaşılamaz. Çoklu nedenler ve onların tarihi, birikmişliği vardır; anlık, öfkeyle verilecek bir karar değil. Birçok nedeni olmakla birlikte temel nedenden söz edilebilir. Yoksulluk temel nedendir mesela; çünkü, yoksulluk birden fazla faktörü aynı anda etkiler (sağlık, eğitim, suç, evsizlik vb.), birden fazla mekanizma üzerinden etki üretir ve zaman içinde varlığını inatla sürdüren bir durumdur. Dolayısıyla bu çocuk grubunun içinde bulunduğu çoklu durumu ortaklaştıran temel mekanizma, çocuklar ve ailelerinin yoksulluk durumu ya da ‘düşük sosyo ekonomik statüsüdür’. O halde sadece bireylere ya da sadece ailelerin özelliklerine bakarak sokakta yaşayan çocuklar olgusunu açıklamak yanıltıcı olacaktır.”
İstismar riski yüksek!
Sokakta yaşayan çocukların her türlü istismara açık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karatay, “Sokak çocuğu her tür korumadan uzaklaştırdığı için; çocuklar da her tür istismar riskinin içindedir. Cinsel istismar, şiddet, zorla çalıştırma, yasadışı işlere bulaştırılma ve madde kullanımı en önde gelen istismar riskleri olarak sayılabilir. Çocuk henüz ‘yetişkin’ statüsünde olmadığı için esas olarak mağdurdur. İşlediği cürümler ve işlemeye itildiği suçlar karşısında tam sorumluluğu yoktur; henüz gelişme ve dolayısıyla koruma ihtiyacı devam eden bir dönemde olduğu için her koşulda ‘sistem’ belli oranlarda sorumludur. Çocuk yetişkin oluncaya kadar içine girdiği olumsuz koşullar nedeniyle ‘sistem’ doğrudan ya da dolaylı sorumluluktan kaçamaz.” ifadesinde bulundu.
Bireysel yardımlar çözüm değil
Toplumun en büyük yanılgısının sorunu sadece çocuklar ve aileleriyle sınırlı görmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karatay, “Toplum olarak en büyük yanılgımız sokaktaki çocuklar sorununun ‘çocukların kendisi, ailesi ve sokakla’ sınırlı bir durum olduğunu düşünmemiz; gerisindeki mekanizmayı, sistemi görmememizdir. Bir ‘sosyal sorun olarak’ sokak çocukları sorununun ne nedeni ne de çözümü bizim sokakta onlara yardım etmemiz değildir. Sokaktaki insanlarla yardım ilişkimiz tamamen bireysel vicdani bir durumdur. Sorunu derinleştirecek kadar ya da yapısal durumu belirleyecek kadar büyük bir etkisi olmaz. Yardım etmek isteyen insanlar kendisi için risk yaratmadan bunu yapabilirler; ama bilmelidirler ki, sokaktaki birkaç çocuğa birkaç yardım bu sorunu çözmeyecektir. Bu sorunu biz hayırsever bireyler ne yarattık ne de çözebiliriz. Kamuyu sorumluluğuna çağırma, talep etme, kamuoyu oluşturma, kamu üzerinde baskı unsuru olma belki yaptığımız birkaç kuruşluk yardımdan çok daha etkili olacaktır.” dedi.
Prof. Dr. Karatay, sokak çocukları sorununun ancak kapsamlı ve kamusal politikalarla çözülebileceğinin altını çizdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Haber Kaynağı : BEYAZ
Bu haber toplamda 8 kez okunmuştur.Yorum Ekle
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir































































































