Abdurrahman Tutdere hakkında açılan dava: Yolsuzluk dosyası mı, siyasi müdahale mi?
ADIYAMAN (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - Adıyaman'da 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde uzun yıllar sonra belediyeyi kazanan CHP'li Abdurrahman Tutdere hakkında başlatılan soruşturma ve hazırlanan iddianame, kentte ve ülke gene...
Tutdere'nin gözaltına alınması, elektronik kelepçe takılarak ev hapsine alınması, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılması ve hakkında 'çıkar amaçlı suç örgütü' iddiasıyla dava açılması, muhalefet cephesinde "yerel seçim sonuçlarına yargı yoluyla müdahale" değerlendirmelerine neden olurken, soruşturma sürecine ilişkin hukuki tartışmalar da derinleşti.
Resmî süreçler yargı mercileri ve İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülürken, muhalefet partileri, bazı hukukçular ve sivil toplum temsilcileri dosyanın içeriği, kullanılan tedbirler ve zamanlama üzerinden eleştiriler dile getiriyor. İktidar cephesi ise yargı sürecinin bağımsız ve devam eden bir adli süreç olduğunu vurgulayarak, değerlendirmelerini büyük ölçüde yargının takdirine bırakıyor.
Seçimi Kazanan Belediye Başkanı Hakkında 'Suç Örgütü' Soruşturması
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Adıyaman'da belediye, uzun süredir ilk kez CHP tarafından kazanılmış, Abdurrahman Tutdere seçimde net bir oy farkıyla başkan seçilmişti. Kentte siyasi tablonun değişmesinin üzerinden çok geçmeden, belediye ve bazı şirket ilişkilerine dair iddialar doğrultusunda kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında iddianamede, belediyeyle iş yapan bazı şirketler üzerinden rüşvet ve menfaat sağlama iddiaları, belediye başkan yardımcıları ve bazı bürokratlar üzerinden usulsüz para aktarımı iddiaları ile 'çıkar amaçlı suç örgütü' kurma ve bu örgüte üye olma suçlamaları yer aldı. Süreçte Tutdere gözaltına alındı, daha sonra elektronik kelepçe uygulamasıyla ev hapsine alınarak yargılama sürecinde İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırıldı.
Adıyaman kamuoyunda, özellikle soruşturmanın zamanlaması ve kapsamı üzerinden "sandıkta kazanılamayan bir belediyeye yargı yoluyla müdahale edildiği" yönünde yorumlar dile getirilirken, iktidar kanadı soruşturmanın tamamen adli makamların yürüttüğü bir süreç olduğunu ifade ediyor.

'Aziz İhsan Aktaş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' Dosyası ve İddianamenin Kapsamı
Kamuoyuna "Aziz İhsan Aktaş çıkar amaçlı suç örgütü" başlığıyla yansıyan dosyada, çok sayıda belediye çalışanı, esnaf, müteahhit, eski ve yeni siyasetçilerin yanı sıra Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de sanıklar arasında yer alıyor. Yaklaşık 200 sanığın bulunduğu dosyada Tutdere hakkında 12 yıla kadar hapis cezası talep edildiği belirtiliyor.
İddianamede, soruşturmanın ağırlıklı olarak tanık beyanları, bazı teknik takip kayıtları ve belediye işleyişine ilişkin değerlendirmeler üzerine kurulu olduğu ifade ediliyor. Muhalefet partilerine yakın hukukçular ile bazı baro çevreleri, iddianamede yer alan tanık beyanlarının önemli bir bölümünün "duyuma dayalı" nitelikte olduğunu, "duydum", "söylendi", "biri söylemişti", "tam hatırlamıyorum ama" gibi ifadelerin ceza yargılamasında tek başına delil sayılamayacağını savunuyor. Savcılık ise dosyada yer alan beyan ve tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşünde.
Savcılığın Tutdere'yi Konumlandırma Şekli ve Tartışmalı Noktalar
İddianamede savcılık makamının, Abdurrahman Tutdere'yi dosya içinde başkanlık görevi ve belediye organizasyon şeması üzerinden konumlandırdığı görülüyor. Buna göre, Tutdere'nin belediye çalışanları ve şirketlerle yürütülen işlerde haberdar konumda olduğu, belediye başkan yardımcılarının yürüttüğü iddia edilen ilişkiler yönünden siyasi ve idari sorumluluk taşıdığı, bazı ihale süreçlerinde belediye başkanı sıfatıyla dolaylı da olsa rol üstlendiği iddiaları sıralanıyor.
Buna karşılık, dosyayı eleştiren hukukçular, iddianamede Tutdere adına doğrudan delillendirilmiş bir para akışı, şahsi menfaat sağladığı ileri sürülen bir mali hareket, imza attığı tartışmalı bir belge veya doğrudan kendisine yöneltilmiş rüşvet ve benzeri maddi menfaat iddiası bulunmadığını belirtiyor. Bu çevrelere göre, Tutdere'nin suçlamalarla ilişkilendirilmesi daha çok belediye başkanı olarak "biliyor olması gerektiği" varsayımına dayanıyor.
Yargı makamları ise iddianamede yer alan tüm tespit ve beyanların, yargılama sürecinde delillerle birlikte mahkeme tarafından değerlendirileceğini, nihai kararın duruşmalar sonucunda verileceğini belirtiyor.
Yerel Siyasi Atmosfer: 'Yolsuzluk Dosyası mı, Siyasi Müdahale mi?' Tartışması
Soruşturmanın başlaması ve Tutdere'nin görevden uzaklaştırılması Adıyaman'da siyasi atmosferi de etkiledi. Kentte farklı siyasi görüşlerden seçmenler ve sivil toplum temsilcileri arasında, sürecin niteliğine ilişkin farklı değerlendirmeler yapılıyor.
Muhalefet partilerine göre, Adıyaman'da CHP'nin uzun bir aradan sonra belediyeyi kazanması, kreş ve sosyal yardım projeleri, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde izlenen politika ve iletişim dili, kentte iktidar-muhalefet dengelerini değiştiren unsurlar oldu. Bu kesimler, soruşturmanın "normal bir yolsuzluk dosyası olmaktan çok, muhalefetin yerelde güçlenmesini sınırlamaya dönük bir hamle" olarak görülebileceğini savunuyor.
İktidar partisine yakın kaynaklar ise iddiaların ciddiyetine dikkat çekerek, belediye ile özel sektör arasındaki ilişkilerin hukuka uygunluğunun mutlaka soruşturulması gerektiğini, suç isnadı altındaki herkes gibi Tutdere'nin de yargı önünde hesabını vereceğini, sürecin siyasi değil hukuki bir süreç olduğu görüşünü dile getiriyor.

Yerel Yönetimler ve 'Model' Tartışması
Tutdere dosyası, muhalefet cephesinde, son yıllarda özellikle bazı büyükşehir ve doğu-güneydoğu illerindeki yerel yönetimlere yönelik soruşturmalarla birlikte ele alınıyor. DEM Parti'li belediyelerde kayyum uygulamaları, bazı illerde belediye başkanlarının görevden alınması ve benzer nitelikte soruşturmalar, "yerel yönetimlere yargı yoluyla müdahale" tartışmasını zaten gündemde tutuyordu.
CHP, Adıyaman dosyasını bu çerçevenin içine yerleştirerek, büyükşehir ayağında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na açılan davalar, Anadolu'da ise Tutdere soruşturması üzerinden, "muhalefetin yerel yönetim gücünün sınırlandırılmaya çalışıldığı" görüşünü savunuyor. Bu değerlendirmeye göre, önümüzdeki seçim süreçlerine giderken yerel yönetimlerin hareket alanı ve seçmen iradesinin ne ölçüde korunacağı, demokrasi tartışmasının ana başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Hukuk Cephesinde Tartışma: 'Delil, Örgüt Unsurları ve Ölçülülük' Başlıkları
Tutdere hakkında hazırlanan iddianame, siyasal sonuçlarının yanı sıra ceza hukuku açısından da tartışma konusu oldu. Dosyayı inceleyen bazı hukukçular, ceza yargılamasının temel ilkeleri olan tipiklik, delil standardı, örgüt suçu unsurları ve ölçülülük yönünden dosyada sorunlar bulunduğunu ileri sürüyor.
Bu değerlendirmelere göre, Türk Ceza Kanunu'nun suç örgütü (TCK 220) hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli görülen hiyerarşik yapı, süreklilik ve suç işleme kastı unsurlarının dosyada somut biçimde ortaya konulmadığı, belediye içi doğal hiyerarşinin "örgütsel yapı" gibi yorumlandığı, birbirinden kopuk eylemlerin süreklilik unsuru bakımından tartışmalı olduğu, Tutdere'ye atfedilen "kast"ın ise çoğunlukla görevsel sorumluluk üzerinden varsayımla kurulduğu ifade ediliyor.
Tanık beyanları üzerinden yürüyen soruşturma bakımından da ceza muhakemesinde duyuma dayalı "duydum, söylendi, zannediyorum" türü ifadelerin tek başına mahkûmiyet için yeterli sayılamayacağı, bu beyanların mutlaka somut delillerle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu bakış açısından bakan hukukçular, maddi menfaat, para akışı, hesap hareketleri, görüntü kayıtları veya doğrudan rüşvet-çıkar ilişkisini gösteren deliller olmadan ağır tedbirler uygulanmasının, yargılamada ispat standardı bakımından sorunlu olacağını savunuyor.
Görevden uzaklaştırma tedbiri açısından da ölçülülük ilkesi tartışma konusu. Eleştirel görüşlere göre, delillerin büyük ölçüde toplandığı, belediye kayıtlarının incelemeye açıldığı bir aşamada, seçilmiş bir belediye başkanının görevden uzaklaştırılmasının, "soruşturmayı koruma" gerekçesiyle ne ölçüde bağdaştığı tartışmalı. Resmî makamlar ise, soruşturmanın selameti ve idari işleyişin sağlıklı yürütülmesi için bu tür tedbirlerin mevzuatta yer aldığını, takdirin İçişleri Bakanlığı ve yargı mercilerinde olduğunu belirtiyor.

Uluslararası Standartlar ve Demokrasi Tartışmasının Yönü
Siyasi aktörler ve yerel yöneticiler hakkında açılan davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının da giderek daha fazla referans alındığı hatırlatılıyor. Bazı hukukçular, siyasi kişiliklerin tutuklanması, görevden uzaklaştırılması veya ağır tedbirlere maruz kalması için açık, somut ve ikna edici delil standardının aranması gerektiğini, siyasi faaliyetin tek başına suçlama konusu yapılamayacağını, orantılılık ve ölçülülük ilkelerinin gözetilmesinin zorunlu olduğunu ifade ediyor.
Bu çerçeveden bakıldığında, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkındaki dosyanın, iç hukuk yollarının tüketilmesi halinde uluslararası yargı mercilerinin gündemine gelebileceği yorumları da yapılıyor. Yargı makamları ise yürüyen davalarda nihai kararların bağımsız mahkemeler tarafından verileceğini, iddialar ile savunmaların duruşmalarda değerlendirileceğini vurguluyor.
Süreç Devam Ediyor
Abdurrahman Tutdere hakkındaki yargılama ve ilgili soruşturma süreci devam ederken, dosya hem hukuki hem siyasi açıdan Türkiye'nin gündemindeki yerini koruyor.
Bir yanda, yolsuzluk ve çıkar amaçlı örgütlenme iddialarının adli makamlarca eksiksiz biçimde soruşturulması gerektiğini savunanlar; diğer yanda ise seçilmiş yerel yöneticiler hakkında yürütülen dosyalarda, delil standardı ve siyasi saik tartışmasına dikkat çekenler bulunuyor.
Yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında, iddianamede yer alan iddialar, tanık beyanları ve savunmalar mahkeme tarafından değerlendirilecek; verilecek karar hem Adıyaman'daki yerel siyasi tablo hem de Türkiye'de yargı-siyaset ilişkisine dair tartışmalar açısından yakından takip edilmeye devam edecek.
Kaynak : PERRE
Haber Kaynağı : PERRE
Bu haber toplamda 6 kez okunmuştur.Yorum Ekle
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir































































































